Tanrı Misafirleri

gencersoytemiz

ustunuzum


Archive RSS Theme

  1. Bodrum dinlenme tesislerinde ilk gece nasıl geçti çok hatırlayamıyorum. İzmir’den çıkıp 7 araç ve bol bol yol kenarı beklemesiyle geçen yolculuk sonunda Bodrum merkeze vardığımızda dayanılmaz kalabalığa boş gözlerle baka kaldık. Gümüşlük’ten koşa koşa gelen Seren olmasa adaptasyon sorunumuz büyük olacaktı. Sebzeli döner, Körfez Bar derken yavaştan ısındık allahtan da saldık kendimizi deniz kenarında bi kaç masa sandalyeye.

    2. günde Zeki Müren’e de selam edip vardığımız İçmeler’de deniz gayet iyi geldi uyuşuk bünyelere. Akşam ise Bodruum (özellikle baktım böyle yazmışlar) Trata Meyhanesi’nde her şey tek tek harikaydı.

    Gün boyu sabırsızlanıp durduğumuz çimçim küçük karideslere denirmiş, tereyağlı sarımsaklı sotelenince tadına doyum olmazmış. Ama dün yeni balık sezonunun ilk gününe denk gelince çimçimler daha balıkçıların ağlarından lokantalara zıplayamamış. Yüzlerimizdeki mutsuzluğu telefonun uzaklarından hissetmiş olsa gerek Sevda Bodrum’lu olmanın nasıl bir şey olduğunu kapıp getirdiği karideslerle gösterdi bize. Karidesler de fava da harikaydı. Beni benden alan keşif ise kayakoruğu otu oldu. Hafif ekşi tadıyla son zamanlarda tattığım en güzel şeylerden biriydi. Gencer.